Aslan’ın geleceği rehinli

UEFA kriterleri çerçevesinde gelir yaratmak için ‘tek yürek, tek bilek’ e sarılan Galatasaray’ın bilançosu kulübün geleceğini yiyip bitirdiğini net olarak ortaya koydu. Gelecek dönemleri üzerinde 474.8 milyon lira temlik bulunan Galatasaray 85.6 milyon lira tutarındaki kefalet ile bu rakamı çoktan 560.9 milyon liraya çıkarmış durumda. Ancak kötü tablo bununla kalmıyor. Şirketin ana ortağı olan Dernek aktiflerinde yer alan gayrimenkuller üzerinde 622 milyon liralık ipotek ve yine Dernek’in aktifinde bulunan Galatasaray Sportif hisseleri üzerinde 132.8 milyon lira tutarında hisse rehni, Dernek ve üçüncü şahıslar tarafından 159.7 milyon liraık da kefalet imzası söz konusu.  Toplam 914.7 milyon liralık ipotek, hisse rehni, kefalet tesisinin yanı sıra, Galatasaray’ın bünyesinde bulunan futbolculara yaptığı sözleşmeler de baz alındığında 2015-2016 sezonu için henüz vadesi gelmese de 78.5 milyon liralık bir yükümlülüğü daha var.

Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ıncı maddesi karşısında borca batık olma durumunu tespit etmek için bilanço düzenleyen şirket, futbolcu bonservisleri, sponsorluk, isim hakkı ve reklam gelirlerinin değerini ise toplam 1.1 milyar lira olarak belirledi. Ancak bilançosuna ‘sınırlı olumlu’ görüş alabildi.

İstanbul’un otelleri hem ucuz hem boş

Mart ayında İstanbul’a gelen turist sayısı yüzde 17 gibi rekor bir oranda düştü. Oda başına gelir 42 Euro’ya kadar geriledi, oteller yarı yarıya boş…

***

Turizm sektörü, Rusya ile yaşanan uçak kriz ve arka arkaya gelen terör saldırıları nedeniyle en zor yılını yaşıyor. Kurtuluş umudu olarak açılan turizm paketlerinin etkisi ne olacak onu zamanla göreceğiz ancak mart ayı rakamları artık kırmızı alarmın başladığını net olarak ortaya koydu.

Geçen yıl 12.4 milyon turist ağırlayan Türkiye’nin kültür başkenti İstanbul’da mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre kayıp yüzde 17’leri buldu. 2015 yılı mart ayında 944.9 bin turisti ağırlayan İstanbul’da bu rakam 783 binde kaldı. Öyle ki son 5 yılın ocak-mart aylarında gelen ziyaretçi sayılarına bakıldığında İstanbul’da ilk kez bir önceki yıla göre ziyaretçi sayısında düşüş yaşandı.

 

RUSYA’DA KAYIP YÜZDE 51

 

Ocak ayı başında Sultanahmet’te 10’un üzerinde Alman vatandaşın ölümü ile sonuçlanan terör saldırısı özellikle Avrupalı turisti etkilemiş görünüyor. Yılın ilk üç ayında İstanbul’a gelen Alman turist sayısı yüzde 3.2 gerileyerek 223.9 binden 216.3 bine gerilemiş durumda. Avrupa pazarındaki en büyük kayıp yüzde 40’larla İspanya’da. İtalya, Fransa, Avusturya, İsviçre ve Yunanistan’da durum farklı değil. Çift haneli düşüşler gelecek için endişe veriyor.

Türk turizmi için bir diğer büyük Pazar olan Rusya’da da durum vahim. Ocak-mart ayında İstanbul’a gelen Rus turist sayısı yüzde 51 kayıpla 107 binden 52 bine geriledi. Bu dönemde Arap ülkeleri de kurtarıcı olmadı. Her ne kadar İran ve Irak’tan gelen ziyaretçi sayısı artsa da Arap turist sayısı ilk üç ayda yüzde 6.5 geriledi.

 

***************

 

FİYAT REKABETİ BİLE OTELLERİ DOLDURMADI

 

Son dönemlerde İstanbul’un turistik mekanlarına gittiyseniz siz de turist sayısındaki düşüşü gözlemlemişsinizdir. Tabi bizim işimiz bunu rakamlarla ortaya koymak. Burada da bize yol gösteren en büyük araştırma STR Global tarafından hazırlanan Destinasyon Performans Rapor’u.

Türkiye Otelciler Birliği (TUROB) tarafından açıklanan Şubat 2016 Destinasyon Performans Raporu gösteriyor ki İstanbul’da otellerin doluluk oranın şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.4 gibi rekor bir düşüşle yüzde 60.4’lerden yüzde 47.5’lere gerilemiş. İstanbul tüm Avrupa destinasyonlarında yüzde 41.9’luk kayıp yaşayan Bakü’den sonra ikinci sırada yer alıyor.

Oteller boş olunca direkt olarak fiyatlara yüklenmiş görünüyor. Geçen yıl şubat ayında 99.27 Euro düzeyinde seyreden ortalama oda fiyatları da yüzde 10.7’lik bir düşüşle 88.63 Euro’ya kadar inmiş durumda. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı ortalama gelirde ise geçen yıla göre yüzde 29.8’lik bir düşüşle 59.97 Eura’dan 42.09 Euro’ya kadar düşmüş.  Avrupa destinasyonlarında 2016 yılının ilk iki ayında ortalama oda bedelinin 106.66 Euro düzeyinde gerçekleşirken, İstanbul’da ise bu rakam 92.78 Euro ile ortalamanın oldukça altında seyrediyor.

 

 

TÜRKİYE’DEKİ BÜYÜK RÜŞVETLER

Türkiye’de rüşvetle 85 milyon dolarlık avantaj sağlamakla suçlanan Novartis, bir anda gündeme oturdu. Ancak bu ne ilk ne de son rüşvet skandalı. İşte son yıllarda dünya devlerinin Türkiye’de adının karıştığı rüşvet skandalları..

NOVARTİS
————————
17 Şubat 2016’da isimsiz bir ihbarcı tarafından gönderilen bir mail ile ortaya çıktı. İsviçre merkezli ilaç şirketi Novartis bir danışmanlık şirkete üzerinden rüşvet vererek Türkiye’de 85 milyon dolarlık avantaj sağlamakla suçlanıyor. Şirketin 2013-2014’te rüşver verdiği öne sürülüyor.

ROCHE
——————
Ağustos 2004’te Roche’un ilacının bazı devlet hastanelerine 88 lira satılırken, SSK’Ya 230 liraya verildiği ortaya çıktı. Roche’un genel müdürü dahil birçok yöneticisi tutuklandı, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddilara göre bu ilaç alımı sürecinde SSK 8 milyon lira zarara uğratıldı.

3M
—————
ABD’nin en büyük şirketlerinden 3M’nin Türkye temsilciliğinin bazı kamu kuruluşlarına hizmet ve ürün satmak için rüşvet verip haksız ihaleler aldığı öne sürüldü. 2010 3M, yolsuzluk iddasıyla iç soruşturma başlattı. 3M başbakanlığa rüşvet iddialarıyla ilgili iki kurumun ismini verdi. İncelemede alımlarda fiyat farkları oldukça yüksek bulundu. TŞOF’un 6 TL’lik reflektörleri 27 TL’ye aldığı, 3M’den yapılan alımın 10 milyon doları bulduğu belirlendi. Dosya, dava konusu olması için savcılığa gönderildi.

DAİMLER
——————
Mercedes’in üreticisi Alman otomotiv devi Daimler, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 22 ülkede 10 mlyonlarca dolar rüşvet vermekle suçlandı. Amerikan Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan rapora göre Mercedes-Benz otomobilleri ve kamyonlarının üreticisi Daimler’in, 1998’den 2008’e kadar en az 22 ülkenin yetkililerine on milyonlarca dolar rüşvet verdiği tespit edildi. Bu ülkeler arasında Çin, Endonezya, Liberya, Türkmenistan, Rusya, Mısır, Yunanistan ve Türkiye’nin bulunduğu belirtildi.

SIEMENS
———–
Alman dünya şirket Siemens’in Türkiye’de de bazıları askeri olmak üzere kamu ihalelerine girdiği ve bu ihalelerde de rüşvet dağıtıldığı ileri sürüldü. Siemens eski finans direktörünün 7 Aralık 2006 tarihinde Münih Savcılığı’na verdiği ifadeye göre Türkiye’de bir ihale almak için rüşvet verilmesi üst yönetimde kararlaştırılmış. Uluslararası ihalelerde de benzer suçlamaları kabul eden Siemens 2008 yılı sonunda Amerikan ve Alman adaletine yaklaşık 1 milyar Euro ceza ödemeyi kabul etti.

TİCARETTE PAZARTESİ SENDROMU

 

Şehirde yaşayan insanların ‘pazartesi sendromu’ olarak nitelendirdiği haftanın ilk günün yarattığı stres, ticareti de etkisi altına almış görünüyor. Merkez Bankası’nın ‘Dış ticaret istatistiklerinde gün etkisi’ başlıklı raporuna göre ihracatın ve ithalatın en az yapıldığı hafta içi gün pazartesi….

 

Merkez Bankası tarafından yapılan çalışmaya göre, ihracat ve ithalatta da pazartesi sendromu yaşanıyor. 2003-2015 arasındaki rakamlara bakılarak yapılan ‘dış ticaret istatistiklerinde gün etkisi’ başlıklı raporda en dikkat çekici tespit asıl ihracatın Cuma günleri yapıldığı yönünde. Öyle ki pazartesi gününün ağırlığı 1 iş gününe karşılık gelirken, Cuma günün ağırlığı 2 iş gününe denk geliyor. Rapora göre gerek ihracatta gerekse ithalatta en az ticaret yapılan hafta içi gün ise pazartesi.
Hafta sonunda ise cumartesi günü bir miktar ihracat yapılırken ağırlığı 0.5 iş gününe karşılık geliyor. İthalat açısından cumartesi günün anlamlı bir ağırlığı yok.
YARIM GÜNÜN ETKİSİ
Tatil öncesi ve sonrası dönemlerinde yarım gün idari izin verilmesi durumunda ise ihracat o gün yüzde 57, tam gün izin verilmesi halinde ise yüzde 59 daha düşük gerçekleşiyor. İthalatta ise bu oranlar yüzde 61 ve yüzde 73.